Ela'yla Tanışmamız (3) (kendinden birşeyler bulacaksın eminim)
Seni seviyorum demenin vakti gelmişti ama nasıl söyleyecektim ki bunu Ela'ma. Acaba telefonda mı söyleseydim sevdiğimi? Ya da bi mesaj mı atsaydım en duygu yüklüsünden... Bi kağida yazıp eline sıkıştırsam nasıl olur...? Offffff ... Offff.... Bu ne kadar zormuş. Sevdiğineilk ''Seni seviyorum'' u diyebilmek gerçekten çok zor.Bu düşüncelerle vakit akşamı bulmuştu. En son mesajlaşmamız evvelsi geceydi. O gün okulda da görmemiştim onu. Akşama kadar da mesaj gelmedi. Bendeki o pısssssss diye sönen erkeklik gururu bu kez tavan yapmıştı ama içim içimi kemiriyodu bi yandan mesaj atmak için.'' Bana ne lan o atsın '' diyodum kendi kendime. Sonra bunun çok saçma olduğunu anladım. Çünkü hem çok seviyodum, hem kızın beni sevip sevmediğini bile bilmiyodum hem de gurur yapıyodum. Ne saçma şey be bu :):)Benim sihirli kelimem olan'' napıyosun'' kalıp mesajını göndermeye karar verdim ve gönderdim...Dakkasına cevap gelmedi bu sefer. 2 dakka sonra da gelmedi. Hatta 3 5 10 ... Bir saat geçti aradan ama Ela dan mesaj gelmedi. Acaba kötü bişey mi oldu? diye yüreğimin bi köşesinden geçti.Ama onu hemen bertaraf ettim. Çünkü Ela ya bişey olma ihtimalini yani kötü bişey düşünmeyi istemiyodum. Mesajlaştığımız 10 gün boyunca hiç böyle yapmamıştı. Saat 10 gibi yatağa uzandım. Başım yastıkta türlü türlü düşüncelerle uykuya dalmışım....***********************Birden yatağımdan zıpladım. Hemen aklıma Ela geldi... ( Zaten hiç çıkmamıştı ki...)Telefona baktım 03:18 yazıyodu. Telefon menüsünü ingilizce kullanduğumm üçün '1 message received' yazması gerekiyodu normalde :) ama yok .... Gecenin o vaktine kadar mesaj yoktu. Üzüldüm... Hatta ne yalan söyliym ağlamaklı da oldum. 1 bardak su içip ''Tüm kızlar aynısınız siz!!'' diye içimden geçirdim ve yattım...Sabah uyandığımda telefonda hala' 1 message received' yazmıyodu. Söylene söylene hazırlandım ve okula gittim. İçimde acaip bi şekildebunalım havası vardı. Kötü bişeyler olmuştu veya oluyodu sanki. Çünkü benim içimi ne zaman böyle rahatsız eden bişey olsa istemediğim şeyler yaşanıyodu....Kampüsten içeri girdim. Fakülteme doğru yürüyodum. Her sabah yaptığım gibi otobüste yutamadığım ve ağzımda iyice biriken tükürüğüpil toplanan çöp kutusuna tükürdüm ve yoluma devam ettim. Fakültemden tam içeri girerken artık ilahi bişey mi neyse kafamı bi sola doğru çevirdim ve o manzarayla karşılaştım...*********************Ela nın kolunda ondan büyükçe bir erkek gülerek ilerliyolardı. Belki de bana gülüyolardı (şerefsizler) ( bu konularda hemen herşeyi kendine yorarsın:) ) Birden acı fışkırdı gözlerimden. Emrah olasım geldi. Filmlerde seyrettiğim, kitaplarda gastelerde okuduğum, serap ezgü ve müge anlıda seyrettiğim bütün ihanetler gözümün önünden bi film şeridi gibi geçti ... Elaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa diye bağırasım geldi ama gık çıkmadı ağzımdan. Konuşamadım. Dondum kaldım. Kısaca yıkıldım...Zaman benim için geçse de geçmese de önemli değildi artık. Sanki alttan bi fon geliyodu:çekmediğim dertleeeeeeerrrr çileeee kalmaaaaadııferyatsız gündüzüm gece olmadıııııı ııııııııeaaaaağlamadık sokaaaaakkkk köşe kalmadııı ıııııyalnızım dostlarım yalnızım yalnız...yok lan bu gelmiyodu bunu tamamen o anki berbat psikolojimle ben uyduruyodum. Bunları düşünebildiğime göre hala ayıktım :) Ya sahi ben bu kızdan neden bu kadar etkilenmiştim ki? Hem bacakları da çarpıktı anasını satıym... Hafif de kiloluydu beeeaaahhh..Değildi işte değildi yaaaaa.. Fıstık gibi kızdı çok tatlıydı ... Offff.. Ona aşık olmuştum. Hem de deliler gibi. Ve yanında o çocuğu ya da biraz da adama benziyodu ya da adam madam değil lan o .pneyi görünce çıldına dönmüştüm işte. anorganik kimye dersi zaten ömürden ömüralan nalet bi dersti. O 2 saat benim için 2 bin yıl gibiydi. Derste 162 tane senaryo yazdım ve ödül aldım bu ödülü de '' benim güzel ülkem için alıyodum'' :):) Dersten çıktığımda hayat sanki benim için durma noktasına gelmişti....( devam edecek)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder