25 Aralık 2012 Salı

Ela'yla Tanışmamız (3) (kendinden birşeyler bulacaksın eminim)

Seni seviyorum demenin vakti gelmişti ama nasıl söyleyecektim ki bunu Ela'ma. Acaba telefonda mı söyleseydim sevdiğimi? Ya da bi mesaj mı atsaydım en duygu yüklüsünden... Bi kağida yazıp eline sıkıştırsam nasıl olur...? Offffff ... Offff.... Bu ne kadar zormuş. Sevdiğineilk ''Seni seviyorum'' u diyebilmek gerçekten çok zor.
Bu düşüncelerle vakit akşamı bulmuştu. En son mesajlaşmamız evvelsi geceydi. O gün okulda da görmemiştim onu. Akşama kadar da mesaj gelmedi. Bendeki o pısssssss diye sönen erkeklik gururu bu kez tavan yapmıştı ama içim içimi kemiriyodu bi yandan mesaj atmak için.
'' Bana ne lan o atsın '' diyodum kendi kendime. Sonra bunun çok saçma olduğunu anladım. Çünkü hem çok seviyodum, hem kızın beni sevip sevmediğini bile bilmiyodum hem de gurur yapıyodum. Ne saçma şey be bu :):)
Benim sihirli kelimem olan'' napıyosun'' kalıp mesajını göndermeye karar verdim ve gönderdim...
Dakkasına cevap gelmedi bu sefer. 2 dakka sonra da gelmedi. Hatta 3 5 10 ... Bir saat geçti aradan ama Ela dan mesaj gelmedi. Acaba kötü bişey mi oldu? diye yüreğimin bi köşesinden geçti.Ama onu hemen bertaraf ettim. Çünkü Ela ya bişey olma ihtimalini yani kötü bişey düşünmeyi istemiyodum. Mesajlaştığımız 10 gün boyunca hiç böyle yapmamıştı. Saat 10 gibi yatağa uzandım. Başım yastıkta türlü türlü düşüncelerle uykuya dalmışım....
***********************

Birden yatağımdan zıpladım. Hemen aklıma Ela geldi... ( Zaten hiç çıkmamıştı ki...)Telefona baktım 03:18 yazıyodu. Telefon menüsünü ingilizce kullanduğumm üçün '1 message received' yazması gerekiyodu normalde :) ama yok .... Gecenin o vaktine kadar mesaj yoktu. Üzüldüm... Hatta ne yalan söyliym ağlamaklı da oldum. 1 bardak su içip ''Tüm kızlar aynısınız siz!!'' diye içimden geçirdim ve yattım...
Sabah uyandığımda telefonda hala' 1 message received' yazmıyodu. Söylene söylene hazırlandım ve okula gittim. İçimde acaip bi şekildebunalım havası vardı. Kötü bişeyler olmuştu veya oluyodu sanki. Çünkü benim içimi ne zaman böyle rahatsız eden bişey olsa istemediğim şeyler yaşanıyodu....
Kampüsten içeri girdim. Fakülteme doğru yürüyodum. Her sabah yaptığım gibi otobüste yutamadığım ve ağzımda iyice biriken tükürüğüpil toplanan çöp kutusuna tükürdüm ve yoluma devam ettim. Fakültemden tam içeri girerken artık ilahi bişey mi neyse kafamı bi sola doğru çevirdim ve o manzarayla karşılaştım...
*********************

Ela nın kolunda ondan büyükçe bir erkek gülerek ilerliyolardı. Belki de bana gülüyolardı (şerefsizler) ( bu konularda hemen herşeyi kendine yorarsın:) ) Birden acı fışkırdı gözlerimden. Emrah olasım geldi. Filmlerde seyrettiğim, kitaplarda gastelerde okuduğum, serap ezgü ve müge anlıda seyrettiğim bütün ihanetler gözümün önünden bi film şeridi gibi geçti ... Elaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa diye bağırasım geldi ama gık çıkmadı ağzımdan. Konuşamadım. Dondum kaldım. Kısaca yıkıldım...
Zaman benim için geçse de geçmese de önemli değildi artık. Sanki alttan bi fon geliyodu:
çekmediğim dertleeeeeeerrrr çileeee kalmaaaaadıı
feryatsız gündüzüm gece olmadıııııı ıııııııı
eaaaaağlamadık sokaaaaakkkk köşe kalmadııı ııııı
yalnızım dostlarım yalnızım yalnız...
yok lan bu gelmiyodu bunu tamamen o anki berbat psikolojimle ben uyduruyodum. Bunları düşünebildiğime göre hala ayıktım :) Ya sahi ben bu kızdan neden bu kadar etkilenmiştim ki? Hem bacakları da çarpıktı anasını satıym... Hafif de kiloluydu beeeaaahhh..
Değildi işte değildi yaaaaa.. Fıstık gibi kızdı çok tatlıydı ... Offff.. Ona aşık olmuştum. Hem de deliler gibi. Ve yanında o çocuğu ya da biraz da adama benziyodu ya da adam madam değil lan o .pneyi görünce çıldına dönmüştüm işte. anorganik kimye dersi zaten ömürden ömüralan nalet bi dersti. O 2 saat benim için 2 bin yıl gibiydi. Derste 162 tane senaryo yazdım ve ödül aldım bu ödülü de '' benim güzel ülkem için alıyodum'' :):) Dersten çıktığımda hayat sanki benim için durma noktasına gelmişti....

( devam edecek)

23 Aralık 2012 Pazar

ELA'yla tanışmamız(2) ( kendinden birşeyler bulacaksın eminim)

Saat 3 e geliyodu. Tam uykuya dalacakken telefon gene vırnnng, vırnnnnngggggg etti. Bakasım gelmedi bu sefer. Kesin aveaydı ve benle gene dalga geçecekti. Bu sefer çok oluyosun ama dedim ve ağzının payını vermek için mesajı açtım. Aynen şöyle yazıyodu:
''Uyudun mu?''

Bu ne saçma bi soruydu ya. uyumuş olsam sana nasıl mesaj atayım :) Tel rehbere kayıtlı değildi. E bu Avea da değildi :) Evettttttttttttttttttttttttttttttt bu kesin Ela'ydı :):)
''Uyumadım'' diye cevap yazdım hemen. Dakkasına cevap geldi.
'' Zaten uyusan nasıl mesaj yazacaksın ki :D ''

Güzel olmana rağmen sana da kızabilirdim Ela ve acaip derecede sinirlendim.
'' Saçma soruya saçma cevap verilir '' yazdım. Mesajı attıktan sonra
''Hassssskktrrrrrrrrrr keşke atmasaydım bu mesajı dedim ama iş işten geçmişti. Hafif tırstım. Cevap geldi...
'':)''
Evet sadece buydu sadece bi gülücük...Bu mesajdan 5000 beleş mesajı olduğunu anladım. O zamana kadar aklıma gelmeyen sevgilisi var mı lan acaba bu kızın ? sorusu aklıma geldi. Yoksa neden 5000 mesaj yapsın ki... Bi mesaj sadece :) dan oluşuyosa onda kesin 5000 beleş mesaj vardır. 5000 beleşi olanında manitası vardır hipotezi beynimi kurcalıyodu...
***************
Bu karamsar düşüncelerle 'ne yazayım' 'ne yazayım' diye düşünürken; ''Yarın beraber kahvaltı yapalım mı ?'' diye yazdım. Lan zaten saat 3 ü geçmiş ne zaman yatıcaz da ne zaman uyuycaz ne zaman kalkıcaz ve beraber kahvaltı yapıcaz. Üstelik daha kızı tanıyalı ne kadar oldu ki bu kadar uçtum.. diye düşünürken
''Tamam yarın görüşürüz o zaman iyi geceler'' mesajı geldi...
Yehuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu uuuuuu:):):)
Oğlum olmuş kadar sevindim anasını satiym. Sabahı iple çekiyodum ve bu işe yaradı sabah hemen geldi:) Hazırlandım erkenden. Ziraat bankasındaki bursumu sonuna kadar çektim ve Ela ya mesaj attım. ''Ben okulun önündeyim''diye.
Nedense içimde hep bi ümitsizlik hali de vardı. Bi aksilik olacak gibime geliyodu. Bu kadar güzel kızzzz , 3 gündeeeeeee, aman Allah ım yoksa bıred pit miyim :)
Korktuğum olmadı.'' Tamam iki dakkaya geliyorum'' mesajı geldğinde sevinçten uçuyor heyecandan titriyodum. 2 dakkaya da geldi Ela. Okulun karşısındaki kafeye gittik. 2 kahvaltı tabağı yedik hem de kütahya porselen :):) Tabakların kalitesinden biraz yutmakta zorlandık ama amaç yemek değil tanışmak kaynaşmak ve memnun oluşmaktı....:)
*******************

Yarım saat süren kahvaltıda birçok şey daha öğrendik birbirimiz hakkında. ELa yı devamlı güldürüyodum. Zaten başka bi özeliğimle etkileyemezdim:) Kusana kadar güldürdüm Ela yı.. makara yapmıyorum Ela harbiden kustu bi ara gülmekten peyniri zeytini bi yere bırakıverdi :) İlk göz göze geldiğimizde de gülüyodu ve aynen o anda öyle...
Onu güldürmenin ççok keyifli olduğunu hissettiö. Gözleri, dudakları, o minik burnu, kaşları, kirpikleri, gülüşü ... O kadar güzeldi ki. O kadar tatlıydı ki... Bakmaya kıyamazsın Ela'ya...
Ama hala arkadaş gibiydik. ''Olum bu kadar hızlı geldi ilişki aynı hızla devam etsin, Senden hoşlanıyorum diye söyle de 3 günde bu ilişki ya başlasın ya da başlamadan bitsin gibisinden içimden geçiriyodum. Ama tabi ki herhangi bi düşüncemi Ela yla paylaşamadım. Kahvaltıyı yaptık. Ödeme sırasında gerçekleşen artık klasik haline gelen '' Aaaaa ben öderim'' ''Ya olur mu öle şey?'' '' Napıyosun ayıp oluyo...'' '' Yaaaa bi dahakine de sen bana bişeyler ısmarlarsın lafı mı olur ''muhabetleriyle çekişirken...
'' Otur lan yerine bursu sonuna kadar çektik .mkkk bi de sana hesap mı ödetcez '' diyemedim ama bunu dermişcesine bi bakış attıktan sonra hesabı ödedim. Teşekkürleşmelerden sonra okulun yolunu tuttuk ve fakültenin önünden ayrılıp derslerimize gittik....
****************

''Şimdi mesaj atsam mı''
'' Rahatsız olur mu laa acep''
'' Acaba şimdi napıyodur''
'' atiym ya bi mesaj nolcak lann''
''Boşver ilk mesajı o atsın''
gibi senin de aklına kesinlikle gelen bu düşünceler beynimi yorduğu için o gün mesaj atmadım. O da atmamıştı. Ama benim her an telefonum elimdeydi. Elam diye kaydetmiştim onu. Evett gerçekten de müthiş bi sahiplenme duygusu olmuştu bende. O benim Elam dı artık, rehberde görüldüğü gibi...
Bekliyorum yok. Bekliyorummm hala yokk... mesaj musaj yok anasını satıym.'' Sen atmazsan ben hiç atmam '' diye erkeklik gururuyla yatmaya yakın vakte kadar dayandım.Ama Ela o kadar güzel ve o kadar şirindi ki o gurur '' pıssssssssssssssss'' diye sönüverdi:)
''Napıyosun'' diye sade bi mesaj attım. Napıyosun çok önemli bi kelimedir. Bende ayrı bi yeri vardır. Zor zamanların en güzel kelimesidir bence ''Napıyosun'' :))
Anında cevap geldi.... (Ya bide varya şöyle mesaja anında karşılık veren insanlara ayrı bi bayılıyorum:))
''Ders çalışıyorum,sen?''
Aman Allah ım... Arım , balım, sevdiceğim, Elam ders çalışıyomuş.bu mesaj beni çok etkiledi nedense. Hem güzel kız hem de ders çalışıyodu...:)
Bi yolunu bulup mesajlaşmayı devam ettirdim. En son mesajımdan sonra saate baktığımda saat 05:05 i gösteriyodu....
Ertesi gece aynısı oldu. Artık sürekli şekilde mesajlaşıyoduk. Okul içinde de görüşmeler başlamıştı, dersler elverdiği sürece... ( ki bençoğunda benim dersim yok diye yalan atıyodum halbuki vardı ama napalım Ela var işin ucunda) Okulda görüşüp vakit geçiriyoduk güzel bi şekilde. 1 hafta böyle geçti....
*******************

Fakat hala bişey beni rahatsız ediyodu. Hala birbirimize ismimizle hitap ediyoduk... Aslında bu normaldi çünkü biz onla arkadaştık neticesinde.... Artık ' Seni seviyorum' cümlesinin ağzımdan çıkma zamanı gelmişti Ela'ya.
Öte yandan da düşünüyodum da acaba Ela beni seviyo mu diye. Çünkü O beni sadece bi arkadaşı olarak görebilirdi. Kızların böyle garip huyları vardır eyy erkeklerrr... Senle herşeyi yapar yanında çok mutluymuş gibidir. Sen dersin tamam bu kız da kesin benden hoşlanıyo .. ama sonuç hüsran olur:) Ben bunu yaşamak istemiyodum işte. ''Ben seni çok iyi bi arkadaşım olarak görüyorummm'' der o an senin bittiğin andır... Ben işte bu cümleyi duymamak için 10 gün beklemiştim belki de . ama artık Ela ya seni seviyorumu demenin vakti gelmişti....

devam edecek...

22 Aralık 2012 Cumartesi

ELA'yla tanışmamız ( kendinden birşeyler bulacaksın eminim)

Tanışmamız tamamen şans eseriydi. Mayıs ayının başı üniversitede şenlikler sırasındaydı onu ilk görüşüm. Uzuuuuuuuuuunca bir kuyruk vardı şenlik alanının bi bölümünde. Ben de her türk gibi o kuyruğa meraklı gözlerle baktım ve koşar adımlarla oraya gittim. Arkalardaydım. Arkadan görüntü güzeldi. Çünkü kuyrukta oldukça fazla sayıda kız vardı :)''Kesin çok saçma birşeydir bu yüzden kuyrukta bu kadar fazla kız var '' diye düşünmüştüm ki birden ''Lan salak bu kadar kızı birarada bulmuşsun, hiçbi işine yaramasa da sırf bu kızları izlemek için burada dur'' diye içimden bir ses geldi ve ben de o sesi dinledim. Kuyruğun ne için olduğunu öğrendim ama onu söylemiycem :) Her neyse adını sonradan öğrendiğim Ela da o kuyruktaydı...
***************
Bu kadar çok kızın olduğu bi yerde cıngar çıkması lazımdı ve çıktı. Ela'nın arkadaşı ve bi kız söz dalaşındaydı zavallı Ela da arkadaşına destek olmaya çalışıyodu. Birden nedeni her neyse o kızları susturmak, söz dalaşını bitirmek zorunda hissettim kendimi. Neden böyle hissettim hala anlamış değilim:)
'' Kızlaaaaaaaaaarrrrrr ayıp oluyo yaaaaaaa, hepimiz arkadaşızzzzz '' diye bağırdım. Halbuki ben orda kimsenin arkadaşı değildim. Hemen kendimi o kadar kızla arkadaş yaptım :):) ( arkadaş olma çabası)
''Sanane yaaaaa'' dese biri '' Oldu o zaman ben gideyim'' demekten başka bi şey kalmıycak bana. :) Herkes sustu ve birden o güzel kız yüzleri bana döndü. Kimse birşey demedi. Sessizlikleriyle beni ezdiler resmen. Yüzümde hafifçe bir salak gülümsemesi oldu.. Hi hi hiiii gibisinden.
'' Yani sizin gibi kızlara yakışmıyo'' dedim.Güzel kelimesi bu cümlede fazlaydı sanki. '' Yani sizin gibi kızlara...'' '' Yani size...'' İyden iyiye bok çukuruna batıyodum :) Kalbim pat pat kere pat patttttt atıyodu. O kadar güzel kız bana dönünce heyecanlandım doğal olarak ( yok burdaki güzel de fazla oldu sanki O kadar kız bana dönünce heyecanlandım doğal olarak .. diye düzeltiymm) :)
Yalnız en son halimde, o an herhangi biri, sonradan Ela olan kızın bana ufacıkın bi gülümsemeyle baktığını gördüm. O bakışı aldım, katladım ve sağ cebime koydum.
****************
Ertesi gün şenliklerde konsere gelmiştim. Konser srasında o keşmekeşte biri arkadan ayağıma bastı ama o ne basış öyle. Sanırsın konser alanında bi fil var :) Ez .mmmkkk ez diye bağirdim. Topal bırakcan lan beni... derken arkama döndüm. anam bi baktım ki 'ELA'... Gözleri ismiyle eşderğer bu kızı görünce acaip heycanlandım.
'' pardon'' dedi.
'' olur maz mı önemsiz değil'' gibi saçma sapan iki kelime çıktı ağzımdan o heycanla :):)Ne dedim lan ben diye içimden geçirdim bi an.
'' İstersen yine ezebilirsin yaa '' dedim. Güldü... İşte bu laf sanki Ela yla benim aramdaki yolları kısaltan en büyük laftı:)
'' Sen dünkü kavgada saçmalayan çocuk değil misin?'' dedi.
Saçmalayan lafı beni rencide etse de kızın güzelliği karşısında nutkum tutuulduğu için kekeleyerek' ee eeee eevetttt '' dedim. Konuyu değiştirip hemen yeni bi konu açmam gerekliydi. Bu kızla tanışmalıydım beee.. Kız beni çok etkilemişti..
''Hangi bölümde okuyosun ?'' diye sordum.
'' Sınıf öğretmenliği'' dedi.
( 4 yıllık mı? Mühendislik mi yoksa sadece sınıf öğretmenliği mi? Bitirince ne olacan? gibi bana sorulan o can sıkıcı ve saçma sorulardan birini sorsam sıkılabilirdi. ) O yüzden,
'' Senin öğretmen olacağın sınıfın öğrencileri çok şanslı'' gibi iltifatımsı bi cümle kurdum. Beyaz dişleri o güzel dudakları arasından göründü. Evet bi kez daha bu güzel kızı güldürmeyi başarmıştım. '' Sen ne okuyosun?'' diye sordu..
''Kimya'' dedim.
'' Mühendislik mi? '' dedi.
Lan bari sen yapma yaaaa...Kimya diye bi bölüm var işte. Öğretmenlik değil mühendislik değil işte bildiğin kıçı kırık kimya.. Bu soru yüzünden kızdan kısa bi süreliğine soğudum ama bu dediğim gibi çok kısa sürdü.
'' Yok bölüm okuyorum , kimya sadece kimya:)''
Kaçıncı senen, vizeler mizeler okul mokul ve bunun gibi ikilemelerle geçen muhabbetimiz konser başlayıncaya kadar devam etti. Ve ELA olduğunu bu anda öğrendim...
Konser başladı. Ama benim aklımda ne şarkıcı ne onun şarkıları ne yanımda önümde arkamda bağiran onca insan vardı. Aklımda bir ELA vardı. Her saniye her an hoşlantı derecem yükseliyodu...
(( Ela ismi klas bi kere ya... İsimden kazanıyo kız. Dikkat et bunu okuyan ey okuyucu Ela , Naz , Melis , Didem , Melisa , Yaren gibi isimlere sahip kızlar hep güzel oluyo anasını satiymmmmm)) :):)
***************
Konser bitti. Arkamı döndüm. ''Sen nerede oturuyosun?'' diye hiç üstüme vazife olmayan bi soru sordum. Aklımdan Bostancı, Beşiktaş, Göztepe, Moda, Fenerbahçe, isimleri geçiyodu...
'' Yurtta kalıyorum '' dedi nazik bi şekilde..''Hemen okulun içindeki yurtta'' Bunu duyunca inanılmaz sevindim. Sanki yurtta kalması beni daha da bi etkilemişti-her nedense-:))
Bana tam tersi istikamette olmasına rağmen 'yolumun üstü yaaaa' yalanıyla beraber yurda kadar yanındaki o kavga eden gözlüklü şişman kızla yürüdük. Aklımda binbir türlü bu tanışmayı devam ettirme senaryoları dolaşıyodu...
'' Ya benim şarjım bitmiş. Sizden bi arkadaşı arayabilir miyim? '' dedim. Ela da , o kız da telefonlarını uzattı. Gözlüklü kıza '' Seninle işim yok '' bakşını fırlattıktan sonra Ela'nın telefonunu aldım arkamı döndüm ve bi arkadaşı arıyomuş gibisinden oradan hafif uzaklaştım. Telefonun mesaj yaz bölümüne;
''0554 ........ '' bu gece mesaj atarsan mesajlaşırız'' diye yazdım. Sanki yarın mesaj atsa mesaj atmıycaktım :):) Telefonu Ela ya verdim ve iyi geceler bile demeden yanlarından uzaklaştım...
***************
O gece saat 2'ye kadar telefonun başında mesaj atar diye bekledim. Ama gelmedi. ''Uyumuştur lan belki tabi yoruldu o kadar sonuçta'' '' Belki bi işi vardır '' ( bu da ne saçma bi avutmaysa kendi kendini ) gibi düşüncelerle yavaş yavaş umudumun son demlerini yaşarken birden telefonum vırnnnnnngggg, vırnnnnnnngggggg etti :)
Acaip heycanlandım. bu saatte kim mesaj atcaktı lan başka. Kesin Ela ydı bu. Hemen hızır hızıyla mesajı açtım. Aynen şöyle yazıyodu:
AVEA
Tebrikler. Her yöne 5 dakika kazandınız. Diğer operatörlerden 10 dk daha aranın 5 dakika daha kazanın. Saat 02:30 olması önemli değil. Bunu bildirmemiz gerekiyo. Ayrıca o kızı bekleme boşa, mesaj atcak olsa bu saate kadar atardı..
Laaaaaaaaaaaaaaaannnnnnn... Sktr git diye içimden cevapladım bu mesajı. Şoktaydım.... Sanane lann kızdan mızdan hoşşşttt... Bi daha o kızın adını ağzına alma seni iptal edrim!! :):)
Avea bile benle dalga geçiyodu. Gerçekten de Ela'nın mesaj atacağı falan yoktu. Uyusam iyi olcaktı....
( devam edecek)...