Saat 3 e geliyodu. Tam uykuya dalacakken telefon gene vırnnng, vırnnnnngggggg
etti. Bakasım gelmedi bu sefer. Kesin aveaydı ve benle gene dalga geçecekti. Bu
sefer çok oluyosun ama dedim ve ağzının payını vermek için mesajı açtım. Aynen
şöyle yazıyodu:
''Uyudun mu?''
Bu ne saçma bi soruydu ya. uyumuş olsam
sana nasıl mesaj atayım :) Tel rehbere
kayıtlı değildi.
E bu Avea da değildi :) Evettttttttttttttttttttttttttttttt bu kesin Ela'ydı
:):)
''Uyumadım'' diye cevap yazdım hemen. Dakkasına cevap geldi.
''
Zaten uyusan nasıl mesaj yazacaksın ki :D ''
Güzel olmana rağmen sana da
kızabilirdim Ela ve acaip derecede sinirlendim.
'' Saçma soruya saçma cevap
verilir '' yazdım. Mesajı attıktan sonra
''Hassssskktrrrrrrrrrr keşke
atmasaydım bu mesajı dedim ama iş işten geçmişti. Hafif tırstım. Cevap
geldi...
'':)''
Evet
sadece
buydu
sadece bi gülücük...Bu mesajdan 5000 beleş mesajı
olduğunu anladım. O zamana kadar aklıma gelmeyen sevgilisi var mı lan acaba bu
kızın ? sorusu aklıma geldi. Yoksa neden 5000 mesaj yapsın ki... Bi mesaj
sadece :) dan oluşuyosa onda kesin 5000 beleş mesaj vardır.
5000 beleşi olanında manitası vardır hipotezi beynimi
kurcalıyodu...
***************
Bu karamsar düşüncelerle 'ne yazayım' 'ne
yazayım' diye düşünürken; ''Yarın beraber kahvaltı yapalım mı ?'' diye yazdım.
Lan zaten saat 3 ü geçmiş ne zaman yatıcaz da ne zaman uyuycaz ne zaman kalkıcaz
ve beraber kahvaltı yapıcaz. Üstelik daha kızı tanıyalı ne kadar oldu ki bu
kadar uçtum.. diye düşünürken
''Tamam yarın görüşürüz o zaman iyi geceler''
mesajı geldi...
Yehuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu
uuuuuu:):):)
Oğlum olmuş kadar sevindim anasını satiym. Sabahı iple çekiyodum
ve bu işe yaradı sabah hemen geldi:)
Hazırlandım
erkenden. Ziraat
bankasındaki bursumu sonuna kadar
çektim ve Ela ya mesaj attım. ''Ben okulun önündeyim''diye.
Nedense
içimde
hep bi ümitsizlik hali de vardı. Bi aksilik olacak gibime geliyodu. Bu kadar
güzel kızzzz , 3 gündeeeeeee, aman Allah ım yoksa bıred pit miyim
:)
Korktuğum olmadı.'' Tamam iki dakkaya geliyorum'' mesajı geldğinde
sevinçten uçuyor heyecandan titriyodum. 2 dakkaya da geldi Ela. Okulun
karşısındaki kafeye gittik. 2 kahvaltı tabağı yedik hem de kütahya porselen :):)
Tabakların
kalitesinden
biraz yutmakta zorlandık ama amaç
yemek
değil tanışmak kaynaşmak ve memnun
oluşmaktı....:)
*******************
Yarım saat süren kahvaltıda birçok
şey daha öğrendik birbirimiz hakkında. ELa yı devamlı güldürüyodum. Zaten başka
bi özeliğimle
etkileyemezdim:) Kusana kadar güldürdüm
Ela yı.. makara yapmıyorum Ela harbiden kustu bi ara
gülmekten peyniri zeytini bi yere bırakıverdi :) İlk göz göze
geldiğimizde de gülüyodu ve aynen o anda öyle...
Onu güldürmenin ççok
keyifli
olduğunu hissettiö. Gözleri, dudakları, o minik burnu, kaşları, kirpikleri,
gülüşü ... O kadar güzeldi ki. O kadar tatlıydı ki...
Bakmaya kıyamazsın Ela'ya...
Ama hala
arkadaş
gibiydik. ''Olum bu kadar hızlı geldi ilişki aynı hızla devam etsin, Senden
hoşlanıyorum diye söyle de 3 günde bu ilişki ya başlasın ya da başlamadan bitsin
gibisinden
içimden geçiriyodum. Ama tabi ki herhangi
bi düşüncemi Ela yla paylaşamadım. Kahvaltıyı yaptık.
Ödeme sırasında gerçekleşen artık
klasik haline gelen '' Aaaaa ben öderim'' ''Ya olur mu öle
şey?'' '' Napıyosun ayıp oluyo...'' '' Yaaaa bi dahakine de sen bana bişeyler
ısmarlarsın lafı mı olur ''muhabetleriyle çekişirken...
'' Otur lan yerine
bursu sonuna kadar çektik .mkkk bi de sana hesap mı ödetcez '' diyemedim ama
bunu dermişcesine bi bakış attıktan sonra hesabı ödedim. Teşekkürleşmelerden
sonra okulun yolunu tuttuk ve fakültenin önünden ayrılıp derslerimize
gittik....
****************
''Şimdi mesaj atsam mı''
'' Rahatsız
olur mu laa acep''
'' Acaba şimdi napıyodur''
'' atiym ya bi mesaj
nolcak lann''
''Boşver ilk mesajı o atsın''
gibi senin de aklına
kesinlikle gelen bu düşünceler beynimi yorduğu için o gün mesaj atmadım. O da
atmamıştı. Ama benim
her an telefonum elimdeydi. Elam
diye kaydetmiştim onu. Evett gerçekten de müthiş bi sahiplenme duygusu olmuştu
bende. O benim Elam dı artık, rehberde görüldüğü gibi...
Bekliyorum yok.
Bekliyorummm hala yokk... mesaj musaj yok anasını satıym.'' Sen atmazsan ben hiç
atmam '' diye erkeklik gururuyla yatmaya yakın vakte kadar dayandım.Ama Ela o
kadar güzel ve o kadar şirindi ki o gurur '' pıssssssssssssssss'' diye
sönüverdi:)
''Napıyosun'' diye
sade bi mesaj attım.
Napıyosun çok önemli bi kelimedir. Bende ayrı bi yeri vardır. Zor zamanların en
güzel kelimesidir bence ''Napıyosun'' :))
Anında cevap geldi.... (Ya bide
varya şöyle mesaja anında karşılık veren insanlara ayrı bi
bayılıyorum:))
''Ders çalışıyorum,sen?''
Aman Allah ım... Arım , balım,
sevdiceğim, Elam ders çalışıyomuş.bu mesaj beni çok
etkiledi
nedense. Hem güzel kız hem de ders çalışıyodu...:)
Bi yolunu bulup
mesajlaşmayı devam ettirdim. En son mesajımdan sonra saate baktığımda saat 05:05
i gösteriyodu....
Ertesi gece aynısı oldu. Artık sürekli şekilde
mesajlaşıyoduk. Okul içinde de görüşmeler başlamıştı, dersler elverdiği
sürece... ( ki bençoğunda benim dersim yok diye yalan atıyodum halbuki vardı ama
napalım Ela var işin ucunda) Okulda görüşüp vakit geçiriyoduk güzel bi şekilde.
1 hafta böyle geçti....
*******************
Fakat hala bişey beni
rahatsız ediyodu. Hala birbirimize ismimizle hitap ediyoduk... Aslında bu
normaldi çünkü biz onla
arkadaştık neticesinde....
Artık ' Seni seviyorum' cümlesinin ağzımdan çıkma zamanı gelmişti Ela'ya.
Öte
yandan da düşünüyodum da acaba Ela beni seviyo mu diye. Çünkü O beni
sadece bi
arkadaşı olarak
görebilirdi. Kızların böyle garip huyları vardır eyy erkeklerrr... Senle herşeyi
yapar yanında çok mutluymuş gibidir. Sen dersin tamam bu kız da kesin benden
hoşlanıyo .. ama sonuç hüsran olur:) Ben bunu
yaşamak
istemiyodum işte. ''Ben seni çok iyi bi
arkadaşım
olarak görüyorummm'' der o an senin bittiğin andır... Ben işte bu cümleyi
duymamak için 10 gün beklemiştim belki de . ama artık Ela ya seni seviyorumu
demenin vakti gelmişti....
devam edecek...